fav. | | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Tarihi gezi yerlerini görmediyseniz çok yakınımızda

tar Pek çoğumuz fark etmesek de biz İstanbullular çok önemli bir şehirde yaşıyoruz. Gerçekten imparatorluklara başkentlik yapan İstanbul tarihi değerleri ve coğrafi güzellikleriyle son derece özel bir şehir. Sahip olduğu değerleriyle yıllardır dünyanın çeşitli bölgelerinden turistleri bir mıknatıs gibi kendine çeken İstanbul'da o kadar çok gezip görülecek yer var ki saymakla bitmez. Kapalıçarşı'dan Kızkulesi'ne, Topkapı Sarayı'ndan Yerebatan Sarnıcı'na kadar gezilecek pek çok yer var. Şimdi bir özet yaparak İstanbul'u ilk olarak ziyaret edecek bir kişinin kesinlikle görmesi gereken yerlere bir göz atalım:
- Tarihi Yarımada'da öncelik
Suriçi'nde:
İstanbul'un en önemli ve dünyanın da gündeminde bulunan bölgelerinin başında "Suriçi" olarak da bilinen "Tarihi Yarımada" geliyor. Bu bölgede özellikle Sultanahmet Meydanı'nda, Sultanahmet Camisi, Ayasofya Müzesi, Topkapı Sarayı Müzesi, Yerebatan Sarnıcı ve Dikilitaş yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. İznik çinileriyle bezeli olduğu için Avrupalılar tarafından "Mavi Cami (Blue Mosque)" olarak adlandırılan Sultanahmet Camisi, turistlerin ilk uğradıkları mekânlardan.
n Burası İstanbul'un en büyük camisi Süleymaniye: Kendi adıyla anılan semtte yer alan Süleymaniye Camisi, bütün bir tarihi özümseyen mimari bir şaheser olarak İstanbul'un en büyük ve görkemli camisi olma özelliğini taşıyor. Mimar Sinan tarafından 1550 yılında yapılmaya başlanan caminin inşaatı, külliyesi ile birlikte 7 yılda tamamlandı.
n Ayasofya korumamız gereken bir hazine: Yapıldığı dönemde Latince'de "Büyük Kilise" anlamına gelen Megale Ekklesia, 5. yüzyıldan itibaren de "Kutsal Bilgelik" anlamındaki Hagia Sophia adıyla anılmaya başlanan Ayasofya Müzesi, özellikle yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Günümüze ulaşan anıtsal yapısı ise imparator Justinianos tarafından, dönemin iki önemli mimarı olan Miletli Isodoros ile Trallesli (Aydın) Anthemios'a inşa ettirilerek, 537 yılında ibadete açıldı Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u fethiyle 1453'te camiye çevrilen Ayasofya, yapılan güçlendirme çalışmalarıyla en iyi şekilde korunarak günümüze kadar varlığını sürdürdü.
n Topkapı Sarayı mutlaka görülmeli:
Fatih Sultan Mehmet tarafından 1478'de yapımına başlanılan ve yıllar içinde yapılan ek binalarla genişleyen Topkapı Sarayı, Sultan Abdülmecid'in Dolmabahçe Sarayı'nı inşa ettirmesine kadar yaklaşık 380 sene süreyle Osmanlı devletinin idare merkezi ve Osmanlı sultanlarının resmi ikametgâhı oldu. 9 Ekim 1924'de müze olarak halkın ziyaretine açılan Topkapı Sarayı, büyüleyici Marmara Denizi manzarasıyla görenleri hayran bırakıyor.
n Yerebatan Sarnıcı İstanbul'un su ihtiyacını karşılıyordu:
Tarihi Yarımada'nın ortasında bulunan Yerebatan Sarnıcı, 542 yılında Bizans İmparatoru I. Justinianus (527-565) tarafından Büyük Saray'ın su ihtiyacını karşılamak üzere yaptırıldı. Suyun içinden yükselen mermer sütunların arasındaki ihtişamından dolayı halk tarafından "Yerebatan Sarayı" olarak da anılır. Yerebatan Sarnıcı 9 bin 800 metrekarelik bir alanı kapsayan dev bir yapı.
n Sultanahmet Meydanı hâlâ merkez:
Tarihi Yarıamada bölgesinde Ayasofya Müzesi, Sultahmet Camisi ve Topkapı Sarayı'nın yan yana bulunduğu ünlü Sultanahmet Meydanında yemek ihtiyacınızı gidereceğiniz ve geleneksel yemekler ile balıkseverlerin de ihtiyaçlarını gidereceği çok sayıda restoran bulunuyor. Sevdiklerinize İstanbul'dan hatıra veya hediye götürmek istiyorsanız meydanda el yapımı halı, hediyelik eşya satan çok sayıda dükkân da mevcut. Meydanda ayrıca Sultanahmet Camisi'nin yanında Sultanmet Türbesi, İstanbul Arkeoloji Müzesi, Gülhane Parkı, Mısır'dan getirtilen hiyerogliflerle bezenmiş Dikilitaş, turistlerin ilgisini çekecek yerlerden.
n Osmanlı'nın izleri Dolmabahçe Sarayı'nda hâlâ canlı:
1856 yılında tamamlanarak kullanılmaya başlanan ve Osmanlı sultanlarının İstanbul'daki üçüncü büyük sarayı olan Dolmabahçe Sarayı, dönemin kültürel yapısını, sosyal ve sanatsal etkilenmeleri, eğilimler, saray örgütündeki değişimleri önemli ölçüde yansıtan mimari bir bütün... Atatük'ün de bir dönem kaldığı Dolmabahçe Sarayı'nda, Atatürk'ün çalışma odası, banyosu, hayata gözlerini yumduğu yatak odası da bulunuyor.
n Kapalıçarşı özelliğini kaybediyor:
Temeli 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet'in kurduğu iki özel vakıf tarafından atılan tarihi Kapalıçarşı, dünyanın bilinen en eski ve en büyük çarşıları arasında yer alıyor. Beş asırdır ayakta duran ve Osmanlı döneminin en önemli alış veriş merkezi olan Kapalıçarşı, bugün de turizme hizmet ederek canlılığını koruyor.
n 'Baharat Pazarı' Mısır Çarşısı:
Yabancı turistler tarafından "Baharat Pazarı" olarak bilinen Eminönü'ndeki Mısır Çarşısı ise İstanbul'un en eski kapalı çarşılarından biri. Turhan Sultan tarafından 1660 yılında yapılan çarşıda, tabii ilaçlar, çeşitli baharatlar, çiçek tohumları, bitki kök ve kabukları gibi eski geleneğine uygun ürünlerin yanı sıra kuruyemiş, şarküteri ürünleri ve hediyelik eşyalar bulunuyor.
n Denizin ortasında eşsiz bir mekân: Kız Kulesi
Marmara Denizi'nin ortasında görülmesi gereken eşsiz bir mekân olan Kız Kulesi, kurulduğu M.Ö 341 yıllarda anıt mezar olarak kullanıldı. M.Ö 410 yılında Boğaz'ın girişini kontrol etmek amacıyla kullanılan Kız Kulesi’nin, M.S. 1100 yıllarında inşa edilen kule kısmı İstanbul'un fethine kadar Boğaz'ı savunmak için kullanıldı.Boğaz'ın Marmara Denizi'ne yakın kısmında, Salacak açıklarındaki küçük adacık üzerinde inşa edilen kule, yaz akşamlarında mutlaka görülmesi gereken tarihi bir yapı..
n Kuş bakışı İstanbul manzarası Galata Kulesi'nde:
Ceneviz kolonisi tarafından 1384'te yapılan ve kuş bakışı Eminönü, deniz, Haliç ve tarihi yarımada manzarasının görülebileceği Galata Kulesi de Osmanlı'nın ilk dönemlerinde Yeniçeriler tarafından kullanılırken, 16. yüzyılda tutsakların barındırıldığı yerdi. Bugün çevresinde birbirinden renkli kafeler, lokantalar bulunuyor.